Montessori Yönteminde Rehabilitasyon

0
102
views

Montessori her çocuğa çağın gereklerini sunmanın pedagojinin önemli bir problemi olduğunu belirtmiştir. Montessoriye göre problem durumları için geliştirilen çözüm önerileri sadece bu meslekle uğraşan pedagoglar için geliştirilmemiş, bunları tüm insanlara sunmuştur. Yazılar uygulamadan çok davet edici niteliktedir. Pedagog ve eğitimcilerin günlük çalışmalarda, montessori yazıları açıklık ve basitliğini yitirmekte ve eğitim eyleminin iki temel problemine dönüşmektedir.

Montessori’ye göre eğitim çocuğun çağını tanımak ve onu bu imkanlar çerçevesinde bağımsız bırakarak, analiz ve öğretim etmektir. Normal çocukların eğitiminde bile bu şartlara uymak zorken, öğretim pedagojisinde teori ve pratik daha da zorlaşır. Çünkü iletişim problemleri zihinsel engelli insanın doğru analizini zorlaştırmakta ve kurum zaman mecburiyetleri uygun bir ilgiyi engelleyebilmektedir. Engelli insanlarla çalışma daha çok dikkat ve ciddiyet gerektirdiğinden küçük bir ihmal dahi uzun vadeli problemlere neden olabilmektedir. Montessorinin eserleri, metodu ve pedagojisi için bir başlangıç anlamına gelmez. Ama pedagojisinin etkisini arttırabilir. Itard ve Seguin’ in yazıları yeniden kaleme alarak bunları geniş bir kitleye ulaştırmışlardır. Montessori engelli insanların üçüncü sınıf insanlar olarak algılanmasına şiddetle karşı çıkmış ve insan değerini yeniden tanımlanmasına öncülük etmiştir.

Montessori pedagojisinin temel kavramlarından biri standart eğitim olsa da bu genel davranış ve yeteneklerin öğrenilmesi anlamına gelmez. Montessori standart eğitimi bireyin ihtiyaçlarına uygun olarak düşünmüş ve bunu belli bir faaliyet için öğrenilmesi gereken yetenek ve konsantrasyon olarak tanımlamıştır. Kişinin kendi yeteneğine göre yapabileceği faaliyetler, yaratıcı uğraşlar olabileceği gibi ev içi becerilerde olabilir. Tüm bu faaliyetlerin ortak yönü ise, kişinin bunları istediği şekilde ve özgürce uygulanabilmesidir.

Çalışmayı“özünü bulma yolu” veya “ tanrıya giden yol” olarak tanımlamak, kişiyi faaliyete yönlendirmez. Eğitimci engelli insandaki bu değer duygusunu övgüyle uyandırarak onda sosyal değer tecrübesi yaratabilir. Montessori gerçeği hem engelli birey hem de eğitimci için ümit kaynağı olabilir[25,26]. Engelli çocukların gelişmesi ve iyi yönde ilerleme kaydetmesi, devam ettikleri okullarda almış oldukları eğitim hizmetinin niteliği ile yakından ilişkisi vardır. Engelli çocuklar, diğer normal çocuklar gibi yaşamlarını bağımsız olarak sürdürebilmeleri için günlük yaşamda gerekli bazı davranışları öğrenmeleri gerekir. Engelli çocuklar görerek ve dokunarak öğrendikleri için materyal öğretiminin önemli bir yeri ve eğitici bir etkisi vardır. Pedagojinin etkili temsilcilerinden

M. Montessori bu gerçeği görerek engelli çocukların bazı davranışları kolaylıkla edinebilmeleri için farklı gelişim alanlarına yönelik çeşitli materyaller geliştirmiş ve engelli çocukların duyu organlarının eğitimine ağırlık vermiştir.

Biewer (1991), Montessori-Materyalleriyle geleneksel yönteme göre eğitim gören zihin engelli öğrencilerin durumlarını karşılaştırmıştır. Araştırma sonuçları Montessori- Materyallerin geleneksel yönteme göre daha etkili olduğunu göstermiştir[27].. Biewer (1997), Montessori okul öncesi sınıfına engelli öğrencilerin dâhil edilmesini incelemiştir. Sonuçlara göre Montessori araçları engelli öğrencilerde pozitif etki göstermiştir[28]. Ahmadi (1993), geleneksel okul ile Montessori okul öncesini karşılaştırmış ve belirgin farklılıklar ortaya çıkarmıştır. Montessori okulundaki öğrencilerin daha bağımsız, bir işe başlamada güvenli ve kendini kontrol edebilme gibi özellikler gösterdiğini belirtmiştir

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here