MONTESSORI EĞİTİM SİSTEMİNDE OKUMA- YAZMA METODU

0
985
views

Montessori eğitimini benimseyen okullarında doğrudan doğruya zihinsel süreçlere karşılık gelen eğitimler de “kendi kendine eğitim” ilkesi çerçevesinde yapılmaktadır. Bunlardan biri de okuma-yazma eğitimidir. Bu eğitim de doğrudan doğruya materyaller aracılığıyla yapılmaktadır.

Montessori Sistemi’nde okuma-yazma eğitimi yazmanın öğrenilmesi ve okumanın öğrenilmesi olarak iki aşamada gerçekleşir. Öncelikle işe yazı yazmayı öğrenmekle başlanır. Daha sonra okuma öğrenilir. Ancak bu iki aşama Montessori Sistemi’nde birbirleriyle kaynaşmıştır. Dolayısıyla yazı yazmanın öğrenilmesi için kullanılan süreçler okumak için de bir ön hazırlık niteliği taşır. Yazma Eğitimi Geleneksel metotlarda yazı yazmayı öğretmek için alfabetik işaretler çıkış noktası olarak kabul edilir ve işe harflerin çizgilerinden başlanır.

Bu metotta öncelikle çizgiyi çizenin durumu değil, çizginin kendisi üzerinde durulur. Bu doğrultuda önce öğretmen tarafından çizgiler üzerinde açıklamalar yapılır. Sonra eğik ve düz çizgiler çizilir, zamanla çeşitli harfler çizilmeye başlanır. Oysa Montessori Metodu özneyi çıkış noktası olarak kabul eder. Başka bir deyişle bu metotla yapılan eğitimde öznenin bireysel öğrenme hızına göre hareket edilmektedir

Montessori’nin okuma ve yazma eğitiminde kullandığı yöntem ise üç aşamadan oluşur. İlk aşamada, çocukların yazı yazabilme yeteneği elde edebilmeleri için çeşitli hazırlık alıştırmaları yapılır. Bu alıştırmalar için kullanılan materyaller metal çerçeveler ile zımpara kâğıdından yapılmış harflerdir. İkinci aşamada, çocukların harfleri seslerine göre tanımaları ve bulmaları için taşınabilir harflerden yararlanılır. Bu aşamada çocuklar, yazılarını mükemmelleştirirler. Üçüncü aşamada ise çocukların okumayı öğrenmeleri için okuma kartlarıyla alıştırmalar yapılır

Montessori okullarında çocuğun, yazı yazmayı öğrenmesi için öncelikle yazı yazmada kullanacağı tüm hareketleri yapabilme yeteneği elde etmesi amaçlanır. Bu hareketler, çocuğa harf veya çizgi çizdirilerek öğretilmez. Çocuk, yazı yazabilme yeteneği dolaylı bir hazırlık sürecinin sonunda elde eder.

Dolayısıyla Montessori Metodu ile verilen eğitimde çocuklar, tek bir harf bile çizmeden yazı yazmayı öğrenirler . Yazı yazmayı öğrenmek için yazı yazma gerecini (kalem, tebeşir vb.) parmaklar arasında tutabilme ve onu, yazı yazılacak düzleme doğru yönlendirme hareketlerini öğrenmek gerekir.

Ancak bu hareketlerin her şeyden önce yazma gerecinin kontrolünü sağlayacak bir biçimde yapılmasına özen gösterilmelidir. Yazı yazma gereci, parmaklar arasında ne çok sıkı ne de çok gevşek tutulmalıdır. Ayrıca yazı yazma gerecini, yazı yazılacak düzleme düzgün bir şekilde yöneltmek için kaba bir biçimde hareket etmemek, aksine onun hafifçe düzleme değdirilmesini sağlamak gerekir

Bu şekilde yazı yazılması, ellerin kontrol edilebildiğini ve yazma gerecinin kullanımı için gerekli yeterliliğin sağlandığını gösterir. Yazı yazmak için tüm harfleri tanımak yeterli değildir. Yazı yazmakta kullanılan elin deneyimleri de önemlidir. Başlangıçta çocuk, eliyle yazma gerecini tam olarak kontrol edemediği için çizgiler düzensiz olur ve çoğu zaman doldurulması gereken boşlukların dışına taşar. Ancak yazma gerecinin kontrol edilmesiyle birlikte çizgiler düzelir ve istenilen biçimler elde edilir. Montessori okullarında çocuklar, yazı yazabilmek için sahip olmaları gereken yeteneklerin büyük bir bölümünü daha önce verilen duyuların eğitimi sayesinde elde ederler

Duyuların eğitimi çerçevesinde yapılan alıştırmalarda çocuklara; düz veya pürtüklü yüzeylere hafifçe dokunabilme, katı cisimleri yuvalarına koyabilme ve çıkarabilme, geometrik cisimleri iki parmağıyla tutabilme becerileri kazandırılır. Böylece eller, yazı yazmada kullanacağı hareketlerin önemli bir bölümünü yapabilecek kadar yüksek bir olgunluk seviyesine ulaşır.

Ancak bu türden alıştırmalar, çocukların düzgün bir biçimde kalem tutmaları için tek başına yeterli değildir. Bu nedenle farklı materyallerden de yararlanılır. Metal Çerçeveler Çocuklara kalem tutma becerisi kazandırmak için metal çerçevelerden yararlanılır. Bir düzlem üzerinde bulunan ve kolaylıkla çıkarılabilen metal çerçevelerden her biri farklı bir geometrik biçime sahiptir. Bunlardan bazıları üçgen, altıgen gibi düz çizgilerden oluşurken bazıları daire, elips gibi eğik çizgilerden oluşmaktadır

Bunlarla alıştırma yapan çocuk, yazı yazmada kullanacağı el hareketlerini öğrenir. Metal çerçevelerle yapılan alıştırmalar, çocuğun düzgün bir biçimde yazı yazması için yeterli değildir. Çünkü bu aşamadaki çocuğun, henüz harflerin biçimleri hakkında bilgisi yoktur. Ancak bu materyaller, çocuğun kalem tutma becerisini geliştirmesine yardımcı olurlar

Alıştırma için çocuğa beyaz bir kâğıt ve renkli kalem verilir. Metal çerçevelerden birini kâğıdın üstüne koyan çocuk, onun dış kenarlarını renkli kalemle takip ederek çizer. Çerçeve kâğıdın üstünden kaldırıldığında da geometrik figür ortaya çıkar. Metal çerçevenin dış kenarlarını çizen çocuk, bir başka renkteki kalemi eline alır ve aynı işlemi yapar. Çizim iyi yapılmışsa metal çerçeve kaldırıldı- ğında kâğıdın üstünde iki farklı renkte çizilmiş geometrik figür görülür

Çocuğun, çift çizgiyle geometrik figürün dış kenarları çizebilmesi, onun kalem tutma ve kullanma da yararlanacağı hareketleri öğrendiği anlamına gelir. Çocuklar, bu aşamadan sonra yazı yazmak için kullanacağı hazırlayıcı hareketleri öğrenirler. Bunun için çocuklar, çizdikleri figürlerin içlerini yukardan aşağıya çizdikleri dik çizgilerle doldururlar. Başlangıçta çocuklar genellikle figürlerin içlerini kenarlarına bakmadan, büyük çizgilerle kabaca doldururlar. Ancak yavaş yavaş çizimler düzelir.

Böylece şekillerin içlerini, dış hatlarını geçmeden doldurmayı da öğrenirler. Çocuklar, bu alıştırmalar sayesinde birçok el hareketi yapmış olurlar. Bu şekilde çok sayıda alıştırma yapan çocuklar yazı yazmak için gerekli olan kassal koordinasyonunu sağlarlar

Metal çerçevelerin kenarlarını takip ederek başlayan çizimler, çocukların albümlerdeki çeşitli hazır figürlerin içlerini doldurmaya başlamalarıyla daha da mükemmelleşir. İçinde hayvan, bitki gibi çeşitli figürlerin bulunduğu albüm, sayfaları birer birer dışarı çıkartılabilecek şekilde tasarlanmıştır. Böylelikle çocuklar rahatça çalışma imkânı bulurlar

Zımpara Kâğıdından Yapılmış Harfler Metal çerçevelerle çizim yapabilme yeteneğini elde eden çocuklar, bu aşamadan sonra harfleri öğrenmeye başlarlar. Bu sürecin sonunda çocuklar, harfleri çizebilme yeteneği elde edeceklerdir. Montessori okullarında harfleri öğretmek için zımpara kâğıtlarından yararlanılır. Çocuklar, bunların her birine yazıldıkları yönde ve yazı yazmada kullandıkları parmaklarıyla dokunurlar. Ayrıca kalem gibi tutulacak bir çubukla da harflerin üzerinde çalışırlar.

Böylelikle elin ve kolun hareketleri çocuğun belleğine işlenir. Bunun sonucunda çocuklar, her bir harfin biçimi hakkında bilgi sahibi olurlar. Çocuklar, harfleri aynı zamanda gözleriyle de takip ederler. Bu şekilde harf, belleğe hem görsel hem de dokunma yoluyla olmak üzere iki yönlü işlenmektedir.

Zımpara kâğıtlarıyla yapılan alıştırmada çocuk harfe dokunurken, öğretmen o harfin sahip olduğu sesi telaffuz eder. Örneğin çocuk, zımpara kâğıdından yapılmış iki ünlü harf olan “i” ve “o”ya dokunduğunda, öğretmen sırayla bunların seslerini telaffuz eder. Sonra öğretmen, çocuğa, “bana ‘i’yi ve ‘o’yu ver” der. Daha sonra çocuğa harfler gösterilerek “bunlar nedir?” diye sorulur. Diğer harfler için de aynı biçimde alıştırmalar yapılır. Böylelikle çocuk, harfleri çizmek için gerekli hareketleri organize eder. Bu süreç sadece yazmak için değil okumak için de bir ön hazırlık niteliği taşır. Harflere dokunan çocuk, aynı zamanda onların görünüşlerini de incelemiş olur

Almanya’nın Münih şehrinin Çocuk Merkezi Yöneticisi Prof. Dr. Hellbrügge zımpara kâğıtlarıyla yapılan çalışmaların kalıcı öğrenmeye neden olduğunu söyler. Ona göre, bu çalışmalarda harfin biçimi öyle belleğe yerleşmektedir ki, tıpkı bisiklet sürmeyi öğrenmek gibi artık unutulmamaktadır. Zımpara kâğıtlarıyla yapılan çalışmanın ardından bir sonraki adımın zor olmayacağını düşünen Hellbrügge, bu aşamadan sonra okumaya kendiliğinden geçildiğini söyler

Ayrıca Beken (2009) tarafından yapılan araştırmada yazı yazma eğitiminde kullanılan zımpara kâğıdından yapılmış harf ve metal çerçevelerin, küp, silindir, sayı çubuğu vb. diğer materyallerle birlikte kullanıldığında el becerilerinin gelişmesine de katkı sağladığı ortaya çıkmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu, Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ne bağlı uygulama anaokulu ile Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı anaokuluna devam eden 32 çocuk oluşturmuştur. Deney ve kontrol grubu belirlendikten sonra deney grubundaki çocuklara, 12 hafta boyunca toplam 48 etkinlikten oluşan Montessori eğitim programı uygulanmıştır. Kontrol grubundaki günlük eğitim öğretim etkililiklerine ise herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmanın sonucunda Montessori eğitimi alan deney grubundaki çocukların el becerileri kazanımlarının, Milli Eğitim Bakanlığı Okulöncesi Eğitim Programı ile eğitim alan kontrol grubu çocuklarının el becerileri kazanımlarından daha çok olduğu ortaya çıkmıştır.

Eğer kelime, çocuğa gösterilen nesnelerden birine ilişkinse nesneler, okumayı kolaylaştırmak için, çocuğun gözlerinin önüne konulur. Daha sonra çocuk, nesnenin adıyla onu temsil eden kelime arasında ilişki kurarak okuma kartındaki kelimeyi okumaya çalışır. Okumanın öğrenilmesi için bu biçimde birçok alıştırma yapılır. Bu alıştırmalara, okunuşu zor kelimelerle de başlanabilir. Çünkü bu aşamada çocuklar, önceki alıştırmalarda çok sayıda kelime oluşturduklarından dolayı kelimelerin nasıl seslendirileceklerini bilirler

Okuma kartlarıyla yapılan çalışmaların sonucunda çocuklar, yazılı sembolleri anlayarak okumada sürat kazanabilmektedirler. Bu çalışmayla çocukların çevredeki nesnelere ait isim kartlarını okuyarak bunları ilgili nesnelerle eşleştirebilme yetenekleri de desteklenir. Ayrıca bu çalışmayla çocukların okuduğunu anlama becerileri de geliştirilebilir

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here